düşünsene.

sıfır noktasından sevdiğini.

nefret ediyorsun başta, bakışlarını dahi üzerinde bulundurmak istemediğin insan O. ama gün geliyor, nefretin olan insan, sana olan bağlılığıyla, her şeye rağmen sana aşık olmasıyla, asla senden vazgeçmemesiyle seni bağlıyor kendisine. gün geçtikçe için ılıyor, kaynıyor. aşkı hissediyorsun. nefretine aşık oluyorsun. olmaz dediğin şeyi yaşıyorsun. her geçen gün nefret ettiğinden daha çok seviyorsun onu. sana gösterdiği aşktan bile daha çok aşk duyuyorsun ona. onun için uğruna her şeyden vazgeçicek kıvama geliyorsun. çok seven sen olduğun için pusuda onun ilgi göstermesini bekliyorsun. sen ne ara aşık oldun böyle? yapmaktan zevk aldığın her şey onunla olmaktan daha az haz verdiği için tüm uğraşların her geçen gün kayboluyor. gittikçe basitleşiyorsun, azalıyorsun.. ama onun sevgisi her şeye değer diyorsun.

düşün böyle bi sevginin içindesin.

onun da sana olan sevgisi ilk gün ki kadar taze ama, hala çok seviyor. sadece sen biraz fazla önemsiyorsun…

bir ışık görmek istiyorum, bir çare arıyorum kendime.

söylesenize nasıl normal biri haline dönerdiniz, uğraşları, idealleri olan eski kişiliğinize O’nu kaybetmeden nasıl dönerdiniz?

haftalarca O an’a 2 ay kaldı derken bu sefer net 20 gün kalmış.

zaman sen nasıl bi’şeysin!

söylemek istediğim bi’şeyler var.

ya allah aşkına siz özel üniversiteleri ne zannediyosunuz? bütün öğrencileri sınavda sadece barajı geçmiş ve parayı basmış mı? tamam böyleleri de var ama oldukça azınlık ve nedir bu ciddiye almamanız? tam bursu kaç puana, hangi sıralamaya veriyolar haberiniz var mı? hatırı sayılır derece yapmış biri olarak söylüyorum ki iyi ki ciddiye almadığınız üniversitelerden birindeyim ve iyi bir eğitim alıyorum. 

isim yapmış, marka bir üniversitede öylesine bir bölüm okumak yerine, daha ismi duyulmamış ama kaliteli bi üniv.de istediğiniz bölümü bursunuzla okuyun derim.

bir yıl önce bu zamanlar yazdıklarıma baktım da.

mutluymuşum, hala öyleyim.

önceki zamanlardaki mutsuzluğumu düşünürsem, hayatla ilgili tecrübe ettiğim tek şeyin büyük konuşmamak ve planlar yapmamak olduğunu söyleyebilirim.

geçmişi düşün ama canını yakmasına izin vermeden, geleceği hayal et ama seni kaygılandırmadan. sanırım "anı yaşa" dedikleri bu olsa gerek.