mutluyken yazamamak sorunsalı içindeyim şu zamanlarda, “allah yazdırmasın.”

sanırım hayatımı/geleceğimi etkileyecek, sağlam bir hikayeye sahip bir aşk yaşıyorum.

bir gün anlatırım belki ama benim damağımdaki o tadı hissettirebilir mi kelimeler?

Ben gökyüzüne aşığım

Senin gibi, affetmeyi bilen,

Mutluluk ve yıldızlarla çevrili.

Dost olduğu kadar yabancı,

Çünkü senin gibi çok uzak,

Ve senin gibi çok yakın.

Kimi zaman şarkı dolu gözlerle,

Ben gökyüzüne aşığım.

yalnız nasıl aşığım öyle, tövbeler tövbesi.

istediğim arabayı her gün görmek çok sinir bozucu.

istediğim arabayı her gün görmek çok sinir bozucu.

istediğim tatil kitaplarım, sahile bakan küçük bi ev, kahve ve balkondan oluşuyordu.

so, şu geçirdiğim günler kesinlikle tatil değil.

ben aşık olmaktan korkmuşum meğerse.

birgün terk edileceğimi, ne de olsa ayrılacağımızı düşünerek üzmüşüm kendimi en çok.

bu yüzden mutluluğu ıskalamışım her defasında.

bu kez sonunu düşünüp felaket senaryoları kurmuyorum.

hayatımda ilk defa her şey yolunda, vay be!

yaz bunu bi kenara.

yaz bunu bi kenara.

yanında rahat ve güvende hissettiğimle sürdürebiliyormuşum -kaçmadan- yani sorun bende değilmiş.

tecrübe etmek güzel.